Tcdd Bandırma Gar

Bandırma Gar

Hakkında Admin

Bir yorum

  1. TCDD FAŞİST Mİ ! YOLCULARI..?

    …seni şikayet ediyorum. Ama sen, DEVLETSİN değil mi ? bana aldığını gösteren bir belge ver, al şikayetimi…. Dedi ki ; YÖNETMELİK….Yani, yok öyle bir uygulamamız… Neticede ŞİKAYET MEKTUBU cebimde hala ve orda haykırdığımı, gene haykırıyorum ; DEVLET BENİM..! BEN VARSAM, DÜNYA VARDIR..!

    http://www.facebook.com/pages/Hz-Ramazan-Narin-diyor-ki-/281825698521385

    http://www.facebook.com/notes/​ramazan-narin/​tcdd-fa%C5%9Fist-mi-yolculari/​344388732259185 >YAZI ASLI SAYFASI

    http://www.cumhuriyetciyizbiz.com/?&Syf=22&Mkl=285341&/TCDD…-FAŞİST-Mİ-?–YOLCULARI…! >CUMHURİYETÇİYİZ BİZ… SİTEM

    http://www.ttkturkhaber.com/​haber/289/​tcdd-fasist-mi-yolculari.html >TTK SİTEM

    TCDD… FAŞİST Mİ ? YOLCULARI…!

    YOLCULUK… Hepimizin en doğal ihtiyacı ve Anayasal bir hak olarak SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ var… veya ben ‘VAR’ sanıyordum.

    Geçtiğimiz hafta içinde, bir tren yolculuğu yapmam gerekti. Yaşadıklarım dolayısıyle hem bu ülkenin yolcudaşı olmaktan utandım, hem de aşırı sinirlendim. Daha önceki yazı taslak pörtföyümde ; İDO Gemi seyahatlerim ve otobüs seyahatlerime ait notlarım vardı. İşbu TREN Yolculuğum öylesine tetikledi ki beni, şimdi sırasıyla hepsini yazacağım. Önce TREN…

    TCDD > Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları !

    Bir dönem, Balıkesir Üniversitesine bağlı Meslek Yüksek Okulunun, İthalat ve İhracat Bölümünde ; ‘ ULUSLAR ARASI TAŞIMACILIK VE SİGORTACILIK ‘ Dersini, öğrencilerime öğretim görevlisi olarak vermiştim. Görevim sırasında yaptığım araştırmalarda da ; öylesine çarpık, öylesine ilginç ve öylesine dehşet verici yasal düzenlemelerle karşılaşmıştım ki, itiraf etmem gerekirse ; öğretirken öğrendiklerim karşısında, benim de dilim tutulmuştu. Bu dersin hocalığını yapmasaydım, bu çarpıklıkları belki de hiç öğrenemeyecektim.

    Taşımacılık denilince, aklımıza ilk gelen kara-deniz ve hava yollarıdır. Ama, öksüz Demiryollarımız da vardır. Demiryollarımızla ilgili ; Bandırma’mızın, bir çekim merkezi olabilmesi için, İzmir’den Bandırma’ya uzanan demir yolunun, rehabilitesi (hızlı tren olması) yanında, Bandırma noktasının, demir ağlarla Bursa ve Çanakkale’ye de uzanması gerektiğini düşünür, bu minvalde… yazar-çizerdim.

    Bu söylediğim, benim bulduğum orijinal bir fikir değil elbette. Bizzat, devletimizin kalkınma planlarında “ DPT “ yer alan bir projeden bahsediyorum. DPT… Devlet Planlama Teşkilatı. 1963 yılında, bizzat Alparslan TÜRKEŞ tarafından kurulmuş ve günümüze kadar ki katkıları ile, kalkınmamıza hizmet etmiş, mükellef ve önemli bir devlet kurumumuzdur. A.Türkeş Beyin seminerlerinde geçen bir konuydu ve bu kurumda daire başkanı olan bir arkadaşım şu anda MHP Genel Başkan Yardımcısı… Hepimizin bildiği gibi ; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin daha önceki yıllarında (şimdi kaldırıldı ? ) 5 yıllık kalkınma planları vardı, bu kurum tarafından hazırlanan… Gelen siyasiler ve bürokratlar da, devlette devamlılık esastır ilkesine uyarak, planlanan kalkınma modeline uygun siyaset ve icraat geliştirirlerdi. Ama nedense bu doğru uygulama, emperyalist ve kapitalist ülkelerin (AB-D) baskıları ve işbirlikçi kapitalistleri sayesinde, kaldırıldı.

    DEMİRYOLLARIMIZ… ve Demiryollarının tarihçesinden de biraz bahsedecek olursak ; beni dehşete düşüren bir istatistik…paylaşmam gerek ; “ – Osmanlıdan devir aldığımız demiryolu 3.660 km, – Başbuğ M.Kemal ATATÜRK’ ün emriyle 1923’ten 1950 senesine kadar Türkiye’de imal edilen demiryolu ise ; 3.793 km, 1950 yılı toplamı 7.453 km’dir. – 1950’den günümüze kadar ise ; 1153 km ancak ilave edilmiştir. – Toplam ; ancak 8.606 km’ye, böyle ulaşmıştır. (Tali yollarla birlikte 10.508 km) ” Ve bugün bu imalat, durma noktasındadır.

    Bu rakamların diline göre lütfen dikkat ediniz ; kamusal taşımacılıkta 1950 yılından, yani Ortak Pazar “AB” girişimimiz ve Amerika ile müteffik olmamızdan sonra, DEMİRYOLU HAMLEMİZ, sona ermiştir veya erdirilmiştir. Bunu bilmek, benim için dehşet ! olmuştur. Oysa ki ; Amerika daki demiryolu ağı 212.000 km, Rusya’daki 95.000 km, Almanya’daki de 44.000 km’dir. Örnekleri çoğaltmamız mümkündür.

    Bu gerçeklere rağmen, AT GÖZLÜĞÜ, pardon üç boyutlu Avrupa gözlüğü takmış idarecilerimiz, taşımacılıktaki payı 1950 öncesi % 78 olan demiryollarımızın bugünkü payını, % 7’ ye kadar geriletmişlerdir. Kuzey Irakta başımıza geçirilen ÇUVAL ve akabinde yaşadıklarımız, bunun en açık teyidi olmuştur.

    Oysa, artan nüfusumuz ve global sanayileşmemiz ve gerekse ulaştırma hizmetinin her gün arttığı, dünyanın küçüldüğü bir zaman diliminde, bizim gelişmelere ayak uyduracağımız yerde, Atatürk’e inat, bu sektörü yok etmemiz… bir ihanettir. Bedelini, ben-sen ve çocuklarımız ve Türk Halkı, karayollarında emperyalist ülkelerin artıkları olan otobüs-kamyon ve otomobillerle hem parasını, hem canını vererek…petrol ve dolara bağımlı BİZ ödemekteyiz.

    Sanayisi tamamen dışa bağımlı karayolu taşımacılığı, Amerika ve Avrupa’nın bize kakaladığı ve yutturduğu bir sistemdir. 1950 yılından beridir ( Meşhur A. MENDERES döneminden, belki İ.İnönü dönemi de buna dahildir) sürdürülen ve adına devlet politikası denilen, bir ihanet söz konusudur. Devletimizin ve milletimizin bekası hakkında kaygı duyan vatanseverlerin ve milli hassasiyeti olan vatandaşlarımızın, böylesi ihanetlere sessiz kalması, teslim olması düşünülemez. Ama, bunları seslendirir ve ders konusu yaparsanız da ; hem kaleminiz kırılır, hem sınıfınız…yazı yazdığınız gazeteleriniz elinizden alınır.

    Bandırma Limanı da, TCCD 3. Bölge Müdürlüğüne bağlı, Osmanlıdan kalma revize edilmemiş bir yönetmelik veya talimatlarla çalışan bir işletme olup, bu işletme sayesinde Bandırma Limanı, LİMAN, İDO Yolcu Taşımacılığı da, CAZİBE olmuştur. Kaldırın Bandırma’dan TRENİ bakın resme, ne liman kalır, ne de İDO…Ne de NAKLİYE Sektörü….

    Şimdi Ben, böylesine önemsediğim Demiryol a – CU, yolcu olmaya kalktım ve bakın başıma neler geldi…Ve neden TCDD ye ve sistemine FAŞİST deme ihtiyacı duydum !

    BİLET mi İNSAN mı ? Alın size TREN Yolculuğu…

    02-Şubat günü, Bandırma TCDD Gişesinden ertesi gün için indirimsiz ( öğretmen indirimim emekli olunca bitmişmiş) TAM, üzerinde isimlerimiz yazılı, iki kişilik Bandırma’dan İzmir’e gitmek için 15.55 saatli, 17 Eylül-Bandırma Ekspresine BİLET aldım. Allah var ya, o gece evde yol hazırlıklarımızı yaparken, KIZ İSTEMEYE gideceğimiz için, heyecandan olacak…BİLETİ bulamadık ve biletsiz İstasyona geldik. Muhtemelen düşürmüşüm veya bulamadım. Bu yüzden de, önce gişeye yöneldim.

    Gişe Memuruna derdimi anlattım. “ Biletimi kaybetmiş olacağım, bulamıyorum, nasıl yardımcı olacaksınız ? “ diye sordum. Dedi ki ; Nerden bilelim kaybettiğinizi ?, biz bilemeyiz ki ve Kusura bakmayın, bilet yenileyemiyoruz. Peki çözüm öneriniz ; Yolculuk yapmak istiyorsanız, buyurun tekrar bilet satın alın, biletsiz trene binerseniz içerde % 200 kaçak yolcu bileti almak zorunda kalırsınız (tehdit yani)…Peki sayın memur, bu çözüm öneriniz benim hoşuma gitmedi, ne yalan… BİLETLERE İSMİMİZİ YAZDINIZ ! Kayıtlarınızı kontrol edin. Yol ücretim sizin kasanızda. 21. Yüzyılda siz de az çok teknolojiyle haşır neşirsiniz…v.s Yok, olmaz, yönetmelik var/mış !

    Ama kayıtlarda ismim (de) var… Üst yetkiliniz kim ? dedim. Gişe memuru beni, GAR Müdür Yardımcısı Önder AKBAŞ’a yönlendirdi. Hemen Müdürümüze gittim ve ona da derdimi anlattım, ve gişe memurunun çözüm önerisinin, TEKRAR Bilet almam olduğunu, tekrar bilet almaya zorlanmamın yasal olmadığını, hatta bunun bir faşist uygulama (ekstrem faşizm) örneği bile olabileceğini söyledim. Eğer 2. Defa bilet alacaksam, bu zorlamanıza dair bana bir yazılı belge verin, hatta yazın oraya ; bizim için ASLOLAN yolcunun kendisi İNSAN değil, biz KAĞIT PARÇASI BİLETLE İLGİLENİYORUZ ! dedim. Yani, biz seni şu sebepten ötürü trene bindiremiyoruz…yazın kardeşim !

    Müdürümüz, kızmış olacak ki, ben nerden bileyim BİLETİ KAYBETTİĞİNİZİ ? diyerek, hışımla çekmecesinden bir kara kaplı kitap çıkardı, masanın önüne yanıma geldi ve adeta gözüme sokarcasına, BUNUN ADI YÖNETMELİK ! dedi. Ve Yönetmelikte BİLETİNİ kaybeden yolcuya, yazılı belge verme zorunluluğu da olmadığını ayrıca belirtti. Biletini kaybeden yolcunun nasıl kaybettiğini BİLEMİYORLARMIŞ zahir, ama o biletin daha önce satın alınıp-alınmadığını pekala biliyorlar. Asıl bilmeleri gereken, biletin nasıl kaybolduğu değil, o biletin daha önceden satın alınıp-alınmadığını bilmektir. Ve bu konuda kullandıkları bilgisayar programında iki tuşa basarak bunu pekala öğrenebilirler. Müdürlük, BEN DEVLETİM diye vatandaşa hava atmak değil, bizzattihi o vatandaşa hizmet etmek ve varsa bir haksızlık, insiyatif kullanarak müdahil olmaktır.

    Yönetmelik hükümleri (ben henüz istasyondayım), gar müdürünü, tren şefini, kondüktörü v.s onları bağlar, gözüme sokunca tam okuyamadım ama, yönetmelik Tren içindeki olaylara karşı düzenlenmiş ve KAÇAK YOLCU falan diyor, ben henüz trende değilim ve kaçak yolcu değilim kem-küm ve yasal yolları kullanıp dava edeceğimi falan dediysem de, ses tonumu yükseltmiş olmalıyım ki, gene masa arkasında oturan biri, direkt müdahale etti. Adı Ahmet YILMAZ mış. Bineceğim Trenin şefiymiş. Bana bulundukları yerin bir Devlet Dairesi olduğunu, kendilerinin de DEVLET… olduğunu, sesimi yükseltemeyeceğimi, rahatsız edemeyeceğimi…şunun şurasında çalıştıklarını ve görevini yapmaktan alıkoyamayacağımı v.s falan hatırlattı, yetmeyince özel güvenliklerini çağırıp… üzerime yürüdü. Doğru yaaaa, orası DEVLET DAİRESİ, onlar DEVLETİN unvan verdiği temsilciler…benim haddime mi düşmüş onları görevlerinden alıkoymak ! Türk Ceza Kanununda belki karşılığı bile vardır, Devlet memurunu işinden alıkoymak diye bir SUÇ maddesi…Tutuklanabilirim de yani…

    Vatandaş veya YOLCU… Devletin gözünde, ÜÇKAĞITÇI-DOLANDIRICI-YALANCI sayılıyormuş yani…Öyle ya, bana bir ikinci bilet basılsa (çıktı alınacak bilgisayardan, o kadar) belki ben ; Kaybettim yalanımla, o ismim ve sefer tarih sayısı yazılı bilet,i tekrar kullanırım değil mi ? (nah kullanırsın)

    Kullanamadım mı ? O zaman o bileti, tekrar biletsiz birilerini bulursam satarım değil mi ? (sanırsanız maç bileti) YAPMAYIN Allah aşkına, lillah aşkına…Benim, KAYBETTİM dediğim biletten dolayı TCDD ye tek kuruş zarar verme ihtimalim yok veya kayıp biletten kendime yarar sağlama şansım da, hiç yok. BİLETİ, galiba bu devletçilere hamili MİLLİ PİYANGO BİLETİ diye öğretmişler o makamlara getirirlerken… Çok yazık..!

    Demiryollarını kullanan yolcuların, İNSAN olduklarının farkında değiller ve bir KAĞIT PARÇASI gözüyle görüyorlar her şeyi. Kahrol faşizm, al sana BİLET !

    Ve ben, bu tartışmada trenin kalkış sirenini duyarak, oğluma isteyeceğim kızı kaçırmamak adına, koşa koşa gişeye gidip, paşa paşa… İKİNCİ BİLETLERİMİ aldım ve mükerrer olarak yol ücretimi tekrar ödedim ve İzmir yolculuğumda böylece başladı. Vagonda kondüktör gelip, bilet kontrolümüzü de yaptı.

    Baştan yaptırmak istemedim…Sayın Kondüktör, Treninizde iki Ramazan NARİN var, sen git diğerini bul, bilet onda… dediysem de….o da YÖNETMELİK i gösterdi…Cezalı bilet kesmek zorunda olduğunu falan…Dedim param yok, istediğin kadar zamlı kes, napacaksınız ? İlk istasyonda İNDİRİRMİŞLER ! Dedim indiremediniz (ATAMADINIZ), inmedim, napacaksınız ? Cebime elinizi sokma hakkınız var mı ? yok ama nüfus kağıdınızı alırız, İzmir’de sizi gara teslim ederiz…..Eeeee, ondan sonra siz de gidip para bulup gelirsiniz ve nüfus cüzdanınızı alırsınız ! (içimden hepsine NAHHH ! dedim. Nah alırsınız hüviyetimi, nah indirebilirsiniz beni, ama yanımda eşim var, çıkardım BİLET denilen kağıt parçasını, kondüktör parafladı, olay bitti. Ben de bileti, PARDON kağıt parçasını yırttım attım. )

    Haaaa Treni gezerek bir şikayet kutusu da buldum bu arada. Hanıma gözükmeden, aldım bir zarf ve yazdım bir dilekçe. Ama atmaya gittiğimde bir de baktım ki ; Şikayet Kutusu DANDİK BİR KİLİTLİ KUTU…Yani attığınız, asla yerine ulaşmayabilir. TREN Şefine gittim ve sordum, kutunuz hoşuma gitmedi ve bana güven vermedi, şikayet dilekçesini sen alır mısın ? alırım ama kutu neyse ben de o’yum, ya ilgili yere ulaştırmaz, çöpe atarsam ? Doğru dedim, sana niye güveneyim ? Duvardaki saatte her gün bir kere doğruyu gösteriyormuş ya bizim şefte doğruyu söyledi. Haklısın, çünkü seni şikayet ediyorum. Ama sen, DEVLETSİN değil mi ? bana aldığını gösteren bir belge ver, al şikayetimi….Dedi ki ; YÖNETMELİK….Yani, yok öyle bir uygulamamız…Neticede ŞİKAYET MEKTUBU cebimde hala ve orda haykırdığımı gene haykırıyorum ; DEVLET BENİM..! BEN VARSAM, DÜNYA VARDIR..! 07.02.2012 NOGAYTÜRK

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>